Adam Grant’in “Hidden Potential” kitabında altını çizdiklerimi gözden geçirirken yanına yıldız koyduğum bu cümleye denk geldim:
“Perfectionist excel at solving problems that are straightforward and familiar.”
Bu tespit ne kadar geçerli, gerçekçi bilmiyorum. Ama aklıma bir şey getirdi…
Mükemmeliyetçilik profesyonellerde zaman zaman gözlemlediğim bir özellik. Kârı, iş çıktılarının kalitesinin yüksek olması, dolayısıyla başarı getirmesi. Maliyeti ise stres, yetersizlik hissi, aşırı çalışma, kendine ve paydaşlara baskı yaratabilmesi. Çıktılar mükemmel olmadığında, tatmin oranı azaldığı için bazen bu motivasyona da olumsuz yansıyor.
Kitaptan yaptığım alıntı, mükemmeliyetçi profilin, açık, anlaşılır ve tanıdık problemleri çözerken yüksek performans gösterdiğini iddia ediyor. Çünkü kontrolde olduğunu hissediyor. Tersten yorumlarsam, mükemmeliyetçi profilin, karmaşık, net olmayan, ve aşina olmadığı problemleri çözerken performansının düşeceği ve zorlanacağı çıkarımını yapabiliriz. Evet, bu herkes için geçerli olabilir ama mükemmeliyetçi için daha yüksek bir tonda seyredebildiğini düşünüyorum. Böyle düşünmemin sebebi, beraber çalıştığım mükemmeliyetçi profillerde sıklıkla gözlemlediğim bir zorluk: Belirsizlikle baş edememek.
Mükemmeliyetçi profil, uzun zamandır yaptığı iş veya görev ile ilgili çok üst seviyede performans sergiliyor. Bununla beraber iki senaryoda çok zorlanabiliyor:
- İşin doğası, tanımı değiştiğinde veya yeni (özellikle karmaşık) bir iş yapması gerektiğinde (Kriz yönetimi gibi)
- Daha önce yapmadığı (liderlik gibi) yeni bir göreve, role başladığında.
İki maddenin ortak özellikleri: Belirsizliğin artması ve mükemmeliyetçinin kontrolde olduğunu hissetmemesi.
Belirsizlik, Grant’in cümlesindeki “anlaşılır/net ve aşina/tanıdık” sıfatlarının azlığına, yokluğuna işaret ediyor. İnsanın bir şeyi tekrar tekrar yaparak mükemmelleşmesi dolayısıyla performansını yüksek bir kalite seviyesinde yönetmesi mantıklı ve tutarlı geliyor. Çünkü büyük oranda kontrolde olduğunu hissediyor; işini iyi yapıyor. Yaptığı şey her neyse, bu onun için güvenli ve başarılı bir alan haline dönüşüyor (bildiği, uzman olduğu iş, konu, görev, ortam anlamında “Konfor Alanı”). Özet olarak mükemmeliyetçilik başarıyı getiriyor. Zaman içinde de alışkanlığa dönüşüyor. (“Her şey mükemmel olmalı”). Öz güven, yeterlilik hissi, öz saygı, başarılılık hissi, alınan takdirler, çok senkronize bir salon valsine dönüşüyor. Keyifli.
İş, görev, şartlar belirgin şekilde yenilik ve dolayısıyla belirsizlik içerdiğinde ise bir nevi hayatta kalma mücadelesi başlıyor. Hayatta kalma mücadelesinde ise mükemmeliyetçilik tam tersi etki gösterebiliyor. İşe yaramamanın ötesinde o durumu yönetmeyi belirgin şekilde zorlaştırabiliyor. Bunu ölçebilirsiniz. Mükemmeliyetçi bir profil bir belirsizlikle mücadele ederken ona “Çok da şey etmemek lazım, günü kurtarsak yeter, bence daha iyisine kasmaya gerek yok” demeniz yeterli olur. Gözlerinin büyümesi, yüz renginin değişmesi size net bir sinyal verecektir diye düşünüyorum. Sonuç olarak, stres artıyor, yetersizlik, çaresizlik hisleri, kendini sorgulama, mahcubiyet, motivasyon kaybı davul/zurna eşliğinde gittikçe hızlanan ama senkronize olmayan bir amatör düğün halayına dönüşüyor. Yorucu.
Peki bu tespitle ne yapılabilir?
Mükemmeliyetçi profil isen,
- Belirsizlik gibi durumlarda veya yeni bir göreve başladığında, bu güçlü kasının terse çalıştığını fark edip, en azından bir miktar park etmeyi deneyebilirsin. Geçici olarak. (Sonuçta çok da şey etmemek lazım 🙂
- Halay başladıysa, bunun altında yatan sebebi daha iyi anladığın zaman, yetersizlik, başarısızlık gibi olumsuz hisleri daha etkin tanımlayıp yönetebilirsin. Sorun sadece sende değil. O durumla senin kombinasyonunda.
- Bu duruma dair farkındalığın artarsa başkalarından destek isteme konusunda daha açık ve spesifik olabilirsin. (Neden böyle hissediyorum, bu tepkileri veriyorum, ihtiyacım ne, vb)
Mükemmeliyetçi profil ile çalışıyorsan,
- O kişi belirsizlikle karşılaştığında veya yeni bir göreve geldiğinde, onun tepkilerinin doğal olduğunu bilerek biraz daha empati ile yaklaşabilirsin.
- Onu rahatlamak için yalnız olmadığını hissettirebilir, ihtyaçlarını anlamaya çalışıp, takdir/destek fırsatlarını değerlendirebilirsin. (Günün sonunda, şunu da diyebilirsin: “Bana ne. Ben mi mükemmeliyetçi ol dedim. Bu onun seçimi”. Haklısın, bu onun seçimi. Ona destek olup olmamak da senin seçimin. İkisi de ok, bununla beraber onun stresi, paniği, motivasyon kaybı sana da yansıyorsa ve beraber çalışmaktan kaçamıyorsan -hayırlı olsun- bu artık senin de problemin 🙂 Piste çıkmaktan zorundaysan, sen de o halayın içinde olacaksın)
Kendim olabilmek için biraz mizaha kaçacağım (hor görmüyorum).
“Sevgili Mükemmeliyetçi,
Mükemmeliyetçilik senin suçun değil. Sen de böyle bir karaktersin. Bu senin yoğurt yiyişin. Ama hayat sana hep yoğurt vermiyorsa, bazen farklı/zorlayıcı yemekler de yiyebilmen gerekiyor. (Aklıma ıstakoz geldi, ama yazmak istemedim çünkü duyar kasılabilecek bir örnek kullanıp, gelebilecek tepkilerle esenliğimin bozulmasını istemedim).
İhtiyacın olan, yönettiğin işi/ürünü daha iyi tanımak (öz farkındalık) ve ciro yapmak zorlaştığında maliyetleri düşürerek kâr oranını korumak (öz yönetim).
Salon valsi keyifli ve ahenkli olabilir. Ama zaman zaman düğünde halay çekmek de hayatın bir parçası. (Bunu yazarken vals ile halay arasındaki karşılaştırmaya da kültürel duyar tepkileri gelebileceğini fark ettim. Bununla beraber, bu yazının ve alacağı tepkilerin mükemmel olması arzumu park etmeye karar verdim)
İmza: Pek çok konuda mükemmeliyetçi biri.”
NOT-1: Her mükemmeliyetçinin belirsizlikle mücadelede zorlandığını iddia etmiyorum. Belirsizliği yönetmek mükemmeliyetçi olmayan için de olası bir zorluk olabilir. Farklı kombinasyonların hepsi mümkün. Ben bir tanesine değinmek istedim.
NOT-2: İnsan davranışlarıyla ilgileniyorsanız, potansiyeli ortaya çıkarmak, geliştirmek ve motivasyon konusu özelinde bakış açınızı genişletmek istiyorsanız, kitap okumayı seviyorsanız, orijinal dilde okumaya ok’seniz (çevirisi yok diye biliyorum), zamanınız varsa, kitabı tavsiye ederim 🙂 Vaka ve veri odaklı, okuması nispeten kolay, keyifli bir eser.

Yorum bırakın