
Bir öğretmenin yaptığı sınavdan sınıftaki hiç bir öğrenci 100 üzerinden 100 alamıyorsa bu bize ne söyler? Sınıftaki öğrencilerin hiç birinin 100 alacak yetkinlik veya potansiyelde olmadığını mı? Yoksa öğretmenin bizzat kendi öğrettiği derse dair yaptığı sınavın hiç bir öğrencinin 100 alamayacağı kadar zor olduğunu mu? Başka bir deyişle, öğrencilerinden performans anlamındaki beklentisinin, sağladığı öğrenim kalitesinin üstünde kalacak şekilde yüksek olduğunu mu?
Düşük olan kimin performansı?
Öğretmen haklı olarak şunu iddia edebilir: “Ben etkin öğretiyorum ama bir şekilde sınıftaki 20 öğrencinin potansiyeli düşük. Öğrencileri ben seçmedim, sonuçtan da sorumlu olmamalıyım. Bu onlarla ilgili bir sorun. Beklentim makul standartlarda, ama onlar bu standartların altında kalıyorlar.”
İdeal bir bakış açısıyla değerlendirirsek, karşı beklentinin, öğretmenin öğrencilerin potansiyellerini/yetkinliklerini geliştirmesi olduğunu düşünebiliriz. Görev tanımı -en azından kağıt üstünde bunu doğruluyor. Ama bakış açımıza adaleti de eklersek şunu söyleyebiliriz: “Öğretmen elinden gelenin en iyisini yapıyor, müfredatı tam olarak uyguluyor, bununla beraber öğrenciler dersi yeterince dinlemiyor ve/veya yeterince çalışmıyorlar.”
Mümkün.
Öğretmeni bu konuda sorgularsak ondan şunu duyabiliriz: “Ben aslında etkin öğretiyorum, çocuklar da yeterli, bununla beraber sistemde sıkıntılar var. Bana verilen kaynaklar (süre, ortam, öğrenim malzemeleri, yüksek asgari standartlar, düşük azami maaşlar…) kısıtlı veya tutarsız (gerçekçi değil). Sorun bende veya çocuklarda değil, sistemde.”
Bu da mümkün.
Aynı sorgulamayı iş dünyasındaki ekip lideri için de yapabilir miyiz?
Bir liderin ekibindeki insanların performansları arasında kimse beklentiyi tam olarak karşılamıyorsa sorun kimde?
Ekipte olabilir. Belki potansiyelleri/yetkinlikleri düşük. Özellikle lider ekibi kendi oluşturmadıysa (ekip üyelerini en baştan kendi seçmediyse) sonuçlar onun sorumluluğu mudur? “İyi ama ekiptekileri ben seçmedim, bana bu şekilde geldiler, ben ne yapabilirim?” Bu durumda liderin ekibi geliştirmek için ne yaptığını sorabiliriz.
Belki lider elinden gelen her şeyi yaparken, ekip (başka sebeplerden dolayı) yeterince ilgi göstermiyor, yeterince çalışmıyorlar. Lider bu durumda ellerini yıkayabilir mi? Yoksa ilgiyi/motivasyonu arttırmak bizzat ve kısmen de olsa onun ellerinde mi? Bunun için neler yaptığını sorabiliriz.
Sorun liderde olabilir. Ekibin azami potansiyel/yetkinlik seviyesinin çok üstünde hedefler koyuyor olabilir. Zor bir sınav gibi. Performans beklentisi gerçekçi olmayacak kadar yüksekse, hiç bir ekip üyesinin “100 alamaması” ekibin eksikliği midir? Yoksa suni olarak yaratılmış bir eksiklik midir? (Özellikle lider iş/yetkinlikler konusunda ekipteki herkesten çok daha iyiyse ve/veya aşırı mükemmeliyetçiyse, beklentileri de çok yüksek olabilir)
Lider pek tabii ki sisteme işaret edebilir: “Bana verilen hedefler çok yüksek, kaynaklar kısıtlı, sistem içindeki motivasyon unsurları yetersiz, tutarsızlıklar var. Sorun bende veya ekipte değil, sistemde.”
Mümkün. Sorun “sistemin” beklentilerinde olabilir.
Toplamda, en baştaki sorudan kaçamıyorum.
Kimse 100 alamıyorsa sorun kimde? Liderde mi, ekipte mi, sistemde mi?
Belki de çoğu zaman biraz biraz hepsinde.
Ama iki şeyin liderin sorumluluğunda olduğu fikrimi esnetemiyorum.
Lider, ekibin potansiyelini/yetkinliklerini geliştirmesi için nasıl bir destek veriyor?
Liderin beklentileri ne kadar gerçekçi?
Sistemi etkileyemeyebiliriz. Ama bu iki soru liderin etki alanında.
(Aynı analojiyi, sınıfta herkesin sınavdan 100 aldığı bir senaryo için de yapabiliriz. Onu sana bırakıyorum, yoksa yazı çok uzar. Aslında buraya kadar okuduysan bile bu zamanda bence takdir edilesi bir efor. Uzun yazıları okumuyoruz artık.)

Yorum bırakın